Logo

sans-titre

MUB: Sayfo Hristiyan Halkların Kalplerini Kanatmaya Devam Ediyor

by / 0 Comments / 34 View / April 25, 2017

 Osmanlı İmparatorluğu, işgal ettiği Mezopotamya ve Anadolu toprakları üzerinde yaşayan yerli Hrsitiyan halkalara karşı 1915 yılında tarihin en büyük soykırımlarından birisini gerçekleştirdi. 24 Nisan 1915 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türk-İslam sentezine dayalı tek ırk, tek din projesini kapsamlı bir şekilde hayata geçirmeye başladı. Padişahın fetva ve cihat ilanıyla harekete geçen İttihat ve Terakki Cemiyeti Hükümeti ve onun militarist güçleri ile suç şebekeleri kirli planlarını hayata geçirdiler.

İlk önce Ermeni aydınları, ileri gelenleri toplatıldı. Daha sonra aynı taktik Süryani-Keldani-Asuri-Arami ve Helen-Pontus halklarına karşı da uygulandı. Böylece halklar öncüsüz bırakılarak güçsüz bir konuma düşürüldüler. 1910’lardan itibaren İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Türk-İslam sentezine dayalı tek ulus yaratma hazırlıkları adım adım geliştirildi. 1915 Nisan ayıyla birlikte Ege’den İran sınırına kadar birçok alanda kafileler halinde sürgünlere ve katliamlara başlandı. Mayıs, Haziran itibariyle soykırım, günümüzdeki Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerini kapsayan alanlarda yoğunlaştırıldı.

Bir milyonun üzerinde Ermeni, yarım milyonun üzerinde Süryani-Keldani-Asuri-Arami ve 400 binin üzerinde Helen-Pontuslu katledildi. Yüzbinlercesi de yerinden yurdundan zorla çıkartılarak göç ettirildi. Halkların mal, mülk, kadın ve çocuklarına el konuldu. Dini ibadethaneler ve tarihi kültürel eserlerin çoğu yakılıp yıkıldı ve başka amaçlar için kullanılmaya başlandı. Bin yılların medeniyet mirasları talan edildi. Bu soykırımcı zihniyetin sonraki ve günümüzdeki temsilcileri 102 yıldır gerçekleri, işlenen insanlık suçunu inkar etmektedirler.

İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Osmanlı İmparatorluğu’nun kanlı tarihini gururla sahiplenen AKP Hükümeti de yeni Osmanlıcılık hayalleriyle hareket etmektedir. Soykırm ve katliamlara uğrayan halklardan geriye kalanları da yok etmek için yeni bir komplo hazırlamaktadır. 24 Nisan 1915 tarihinde olduğu gibi günümüzde de halkların liderleri, aydınlar, ileri gelenler cezaevlerine atılmakta, basın yayın susturulmakta, halklara baskı yoluyla teslimiyet dayatılmaktadır. Tek tipçiliğin ve karanlık bir dönemin kılıfları hazırlanmaktadır.

Günümüzdeki gidişattan da anlaşıldığı gibi soykırımcı zihniyet, bütün halklar ve insanlık için bir tehlike olmaya devam etmektedir. IŞİD vahşet örgütü ve destekçilerinin uygulamaları varolan tehdit ve tehlikenin büyüklüğünü ortaya koymaktadır. 24 Nisan Mezopotamya ve Anadolu’da Hristiyan halklara karşı yapılan soyıkırım için bir başlangıç tarihidir. Halklar, bu kanlı tarihin acıları 102 yıldır yaşamaya devam etmektedirler. Yeni soykırımların önüne geçmek için Abdülhamitlerin ve Enver Paşaların yolunu takip edenleri yeni soykırımlarının önüne geçmek ve Ortadoğu’da geliştirdikleri savaşı durdurmak için uluslararası güçlere ve dünya kamuoyuna tarihi görevler düşmektedir.

Ermeni Soykırımı’nın 102. Yıldönümünü vesilesiyle bütün soyırım şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ermeni halkıyla inkara karşı mücadelemizi her yerde geliştireceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Ortadoğu’da Hristiyan halklara yapılan saldırılar devam etmekte olan imha ve inkar siyasetinin sonucudur. Soykırım katillerini koruyup savunanlar varoldukça acılarımız dinmeyecek ve kanayan yaramız kapanmayacaktır.

 

Bethnahrin Ulusal Konseyi (MUB)

         Başkanlık Kurulu

                 24.04.2017

Your Commment

Email (will not be published)