Logo

8bad786c-8e5b-47bf-9195-92d3b590aa4b

MUB: Mücadalemize Yönelik Son Zamanlarda Yapılan Saldırılara İlişkin Açıklama

by / 0 Comments / 174 View / October 1, 2017

Yurtsever Süryani-Keldani-Arami-Asuri Halkımıza

Mücadalemize Yönelik Son Zamanlarda Yapılan Saldırılara İlişkin Açıklama

Ülkemizde yaşanan son gelişmelere ışığında bazı gerçekleri tüm yönleriyle ortaya koymanın ve halkımızı bozguncu unsurlar hakkında doğru bir şekilde bilgilendirmenin zamanıdır. Çünkü halkımız ölü toprakları üzerinden atıp dirilme ve direnişe geçme sürecini yaşıyor. Ulusal özgürlük amaçları doğrultusunda onlarca şehit vererek halkımızın komşu halklarla eşit bir konuma getirme ve demokratik bir yaşamı inşa etme projesini hayata geçirmekteyiz. Bu gelişmeler karşısında rahatsız olan ve halkımızın yok oluşunda çıkarı olanlar işbirlikçileriyle birlikte tekrar harekete geçmişlerdir. İşbirlikçi unsurlar her gün medya yoluyla internet sayfalarında çirkin karalama kampanyalarını sürdürerek halkımızın umuduyla oynamaktadırlar. Gerçek yurtseverler ve dilini, kültürünü, onurunu, topraklarını, namus ve şerefini savunanlar savaş cephelerinde kanlarını dökerken ve halkımızın sesini bütün dünyaya duyurup bayrağını yükseklere çıkarırken bu korkak takımı bilgisayar arkasında küfür ve zehir kusmaktadırlar.

Yurtseverlerin sevinç, moral ve büyüyen onurları karşısında küçülüp kahrolmaktadırlar. Bu sürece doğru bir şekilde öncülük ettiğimizden dolayı halkımız her gün yeni değerler kazanarak ulusal bir statüye kavuşmaktadır. Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nda, Ninova Ovası’nda ve Irak’ın genelinde öz kimliğiyle kendini temsil edip yönetme aşamasına gelmiştir. Önümüzdeki süreçte bütün demokrasi güçleriyle birlikte ve uluslararası ilerici kamuoyunun desteğiyle halkımız da özgürlüğünü kazanacaktır. Mücadelemize karşı yapılan saldırıların nedenini ve kaynaklarını ortaya koymak için geçmişten günümüze içinden geçtiğimiz aşamaları kısaca anlatma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Bilindiği gibi, halkımızın en zor şartlar altında yaşadığı 1980’li yılların sonlarında mücadelemiz çıkış yapmıştır. Egemen güçlerin yüzyıllardan beri halkımız üzerinde uyguladığı baskılarla halkımızın toplumsal dinamikleri parçalandığı gibi, kültürel değerleri ve tarihsel bütünlüğü de büyük bir tahribata uğramıştır. Korku, suskunluk, boyun eğme ve apolitiklik doğal bir hal almıştı. Kendini ulusalcı, aydın sayan bazı birey ve gruplar da halktan kopuk, kendi dünyalarında yaşıyorlardı. İradeleri, ulusal kurtuluş mücadelesini başlatmaya yetmiyordu.

İsim ve mezhepler etrafında meydana gelen cemaatler ve grupların her biri kendini en doğrusu olarak tanımlamaya çalışarak kendilerini teselli etmenin çabası içerisindeydiler. Ancak, halkımızın içinde bulunduğu durum toz pembe bir tabloyu oluşturmuyordu. Ülke hızla boşaltılıyor, herkes için diaspora tek kurtuluş yolu olarak görülüyordu. Halkımızın trajedilerine yeni trajediler ekleniyordu. Çaresizliğin ve bitkinliğin hâkim olduğu bu dönemlerde karanlığı aydınlatacak yok oluşa karşı isyan edecek bir vicdana ve iradeye ekmek, su kadar ihtiyaç vardı.

Mücadelemizin düşünsel temelleri, siyasal perspektifi, örgütsel ihtiyacı ve ulusal özgürlük özlemleri bu zor, engebeli süreçte ortaya çıktı. Her atılan adımla toplumsal gerçekliklerle düşmanımızın kanlı yüzü ortaya çıkmaya başladı. Ayrıca halkımızın içerisinde düşmanla iş birliği yapan ve toplumun sindirilmişliğinden faydalanan çıkar sahibi bireyler de rahatsız olmuşlardır. Böylece ajanlık faaliyetlerine hız vererek bir an önce mücadelemizin tasfiye edilmesi için ellerinden gelen her türlü çirkinliği ve kirli propagandayı sergilediler.

Halkımız içerisinde birbirine karşıymış gibi görünen gruplar, bireyler, aralarındaki çelişkileri bir yana bırakıp mücadelemize saldırdılar ve saldırmaya devam etmektedirler. Egemen güçlere boyun eğmeyi, onların emir ve talimatlarını yerine getirmeyi siyaset ve maharet sayanlar bağımsız, özgür bir iradenin ortaya çıkabileceğine hiçbir zaman inanmadılar ve istemediler. Kendi ihanetlerini meşrulaştırmak için hainliği halkın çıkarlarını savunma gerekçesi olarak yansıttılar. Böylece herkesi kendilerine suç ortağı yapmayı amaçladılar.

Bu unsurlar, halkımızı bölgedeki ağaların, şeyhlerin ve diktatörlerin kölesi yapmak için onursuz bir yaşamı ve kişiliksizleşmeyi kabullendiler. Mücadelemizin her aşamasında ulusal birliğin önünde engeller oluşturdular. Bethnahrin’in her parçasına attığımız tarihi adımları boşa çıkarmak için karalama propagandaları yanında düşmanlarımıza ispiyonculuk yaptılar. Ülkemizin ve halkımızın birliği ve bütünlüğü için her türlü tehlikeyi ve ölümü büyük bir fedakarlıkla göze alan mücadelemizin her öncü kadrosu ve sempatizanı hakkında ahlak dışı ithamlarda bulundular. Halkımızın kafasını karıştırmak, isim, mezhep farklılığıyla tamamen ve ebediyen ayrı tutmak için sahte tarihler, teoriler ürettiler.

Bu zihniyet sahibi ve çıkarcı unsurlar Irak’ta mücadelemizi yabancı olarak tanıttılar. Suriye’de, Lübnan’da, Diasporada ve hatta Turabdin’de Kürtlere çalışan bir hareket olarak lanse ettiler. Çağdaş, ilerici anlamına gelen Dowronoye kelimesini bile çok çarpık bir şekilde insanların gözünde tehlikeliymiş gibi göstermeye çalıştılar. Bethnahrin Ulusal Konseyi (MUB) öncülüğünde geliştirdiğimiz ulusal birlik siyaseti ve siyasal, askeri, diplomatik alanlarda attığımız adımlar bu işbirlikçi unsurları daha da çıldırtmış ve maskelerini düşürmüştür. Ankara faşizmini, Şam diktatörlüğünü, Bağdat yönetimini ve Tahran teokratik yapısını can havliyle savunmakta ve kişisel varlıkları yanında halkın geleceğini de bu rejimlere bağlamaya çalışmaktadırlar.

Arami-Asuri-Keldani-Süryani isimlerini ayrı halklarmış gibi kullanarak kitleleri egemen güçlerin hizmetine sokmak için birbirleriyle yarışmaktadırlar. Kendine Süryani-Asuri-Arami diyen bazı unsurlar mücadelemizin kaçkınlarını ve malum hain unsuru kullanarak gelişmemizi durdurmayı umut ediyorlar. Suriye’de rejimin himayesindeki bazı çeteleri maddi, manevi destekleyerek Kuzey Suriye’deki siyasi, askeri gücümüzün önüne geçmeyi düşünüyorlar. Mücadelemizle halkımızın kazandığını değerlere saygı duymayan ve anlam vermek istemeyen bu unsurların egemenlerin ezilenlere karşı kullandıkları bir maşa oldukları içindir. Süryani-Keldani-Arami-Asuri halkının haklarını savunmak diye bir davaları yoktur. Asıl görevleri halkımızın birliğini ve özgürlüğünü engellemektir. Bu nedenle halkımızın bütün isim ve mezheplerine ait olan tüm kesimlerin bu unsurları iyi tanımaları ve onları teşhir etmeleri gerekmektedir.

Halkımız bu virüsü içinden atmayıncaya kadar sağlıklı bir düşünceye ve ortak çözüm iradesine kavuşamaz. Çünkü bunlar isim, mezhep, coğrafya, cinsiyet ve ırk ayrımcılığını yapmaktadırlar. Egemenlerin şiddete dayalı gücüne, otoriteye, zorbalığa biat etmektedirler. Demokrasiye, barışa, özgürlüğe, eşitliğe ve insanlar arası dayanışmaya düşmandırlar. Mücadelemiz, onların bu kirli zihniyetlerini ortaya çıkardığından dolayı kin ve nefret beslemektedirler. Onların sahipleri ayakta durdukça kendileri de görevleri gereği saldırmaya devam edeceklerdir. Önemli olan mücadelemizin ortaya koyduğu strateji ve temsil ettiği değerleridir. Bethnahrin Ulusal Konseyi çıkışından itibaren halkımızın tarihsel, kültürel, toplumsal bütün ortak değerlerini savunmuştur. Süryani-Keldani-Arami-Asuri ve tüm mezhepsel, grupsal isimleri her zaman eşit derecede sahiplenmiştir. Bethnahrin’in her parçasında ulusal birlik temelinde mücadele verdik. Halkımızın siyasal, kültürel, dinsel kurum ve kuruluşlarıyla yurtseverlik temelinde ortak bir mücadele esas alınmıştır. Bunun için her sahada adımlar atılmıştır.

Halkımızın üzerindeki haksızlıklara karşı kararlı bir mücadele verilmiş ve direniş çizgisi esas alınmıştır. Mücadelemiz öncülüğünde IŞİD vahşet örgütüne karşı birçok cephede savaş verilirken mücadelemize saldıran bazı unsurlar da rant kavgasına girmişlerdir. Kuzey Suriye’de atılan adımlarla halkımız kendi kimliğiyle eşit temsil, anadilde eğitim ve diğer diğer ulusal haklarını elde etmiştir. Ninova Ovası’nda da kendi kendini yönetme temelinde ulusal ittifaklar yapılmış ve uluslararası çalışmalar yürütülmektedir. Bethnahrin Ulusal Konseyi, ülkenin her parçasında ve diasporada verdiği mücadeleyle halkımızın sorunları bölgesel ve uluslararası düzeyde farklı platformların gündemine gelmiştir.

Önümüzdeki dönemde kazanılan hakları güvence altına almak ve yeni haklar kazanmak için mücadelemiz kararlı bir şekilde devam edecektir. Yurtsever halkımızın eleştiri, öneri ve maddi, manevi desteğiyle daha büyük hedeflere ulaşacağız. Halkımızın can, mal güvenliğini anayurdunda sağlamak temel görevimizdir. Dolayısıyla halkımıza zarar veren her unsur ve güç kim olursa olsun düşmanımızdır. Örgütsel yapımızı ve halkımızı da ulusal birlik mücadelesini güçlendirmeye, saldırgan unsurlara karşı cevap vermeye, kirli oyunları, hastalıklı anlayışları teşhir etmeye çağırıyoruz.

Bethnahrin Ulusal Konseyi (MUB) Başkanlık Kurulu
29.09.2017

Your Commment

Email (will not be published)