Logo

mub-copie-2

‪MUB: Soyıkırımla kurulan Cumhuriyet, demokrasiyle aklanabilir ‬

by / 0 Comments / 110 View / June 15, 2017

1915 Soykırımının acıları, Süryani-Arami-Keldani-Asuri, Ermeni ve Rum-Pontus halklarının yüreklerini dağlamaya devam ediyor. İzleri 102 yıl boyunca bütün tahribat, yıkım ve talana rağmen; Mezopotamya ve Anadolu coğrafyalarından silinemiyor. Ancak Türkiye Cumhuriyetleri devleti hükümetleri, Soykırımını inkâr etmeye devam etmektedirler. Soykırımına uğrayan halkların acılarıyla alay edercesine, dünyanın gözüne baka baka “Müslümanlar Soykırımı yapmaz” “Müslümanlar asla terörist olamaz” iddiaları ileri sürülmektedir. Bu iddia sahipleri, Hıristiyan halklara ne olduğunu, çok iyi bilmelerine rağmen; yalan söylemektedirler. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Ulusunun soykırım neticesinde kurulduğunu gayri ihtiyari de olsa; itiraf etmişlerdir.

Başta Hıristiyan hakların ve daha sonra tüm etnik kimliklerin imhasını hedef alan Türk-İslam sentezine dayalı bir siyasetin geçmişten günümüze kadar nasıl uygulandığını Türkiye’deki farklı toplumlar çok iyi bilmektedirler. Musul, Şengal, Gozarto ve Rakka’da DAİŞ’e destek veren zihniyetle, 1915 Soykırımını gerçekleştiren zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. DAİŞ’in insanlığa karşı işlediği suçlar, bu gerçekliği ispatlamıştır. Çünkü, Türk ulusçuluğundan ve İslam dininden başka bütün kimlikler, inançlar ötekileştirilmişlerdir düşmanlaştırılmıştır. Yeni nesiller bu safsata resmî ideoloji ve çarpık tarih tezleriyle zehirlenmiş ve gerçekler örtbas edilmiştir. Günümüzde, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve AKP hükümeti, anti-demokratik uygulamaları ile, geçmişte halklara nasıl yaklaşıldığının en somut örneğini göstermektedir. 1915 Soykırımı sürecinde halklar yok edildi. Şehirler yakılıp yıkıldı, demografik değişim gerçekleştirildi. Kültürel, tarihsel ve zenginlikler tahrip edildi. Halkların mal ve mülkleri talan edildi. Günümüzde de benzeri bir siyaset Diyarbakır’da, Nusaybin’de Şırnak’ta ve birçok yerleşim biriminde uygulanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, sadece Türkiye sınırları içinde değil, bölgede demokrasi ve özgürlük talepleri olan herkese ve yapıya şiddetle saldırmaktadır. Geçmişin inkârcı zihniyeti, günümüzde de halklara karşı barbarca yöntemlerle sürdürülmektedirler.

Türkiye ve bölgedeki diğer halkların temel görevi, yeni soykırımcı politikaların önünde durmaktır. Bunun için, 1915 Soykırımının hesabını sorup demokratik mücadeleyi başarıya ulaştırmaları gerekmektedir. Uluslararası ve çağdaş devletlerin hukuki ve insani görevlerinden birisi de Türkiye Cumhuriyeti’nin bu inkârcı yaklaşımını terk etmesini sağlamaktır. Bu tutum, onu kendi kanlı tarihiyle yüzleşmesini sağlayacağı gibi, yeni insanlık suçlarını işlemesini de durduracaktır.

Süryani-Arami-Keldani-Asuri halkı, 1915 Soykırımında beş yüz binden fazla canını yitirdi. Katledilen bu canlarla birlikte, diğer Hıristiyan haklar gibi, Süryani halkının hayatı ve geleceği de karartıldı ve travmalara sürüklendi. 1915 yılının haziran ayı, on binlerce Süryani’nin katledildiği bir ay oldu. Hasankeyf’ten Nusaybin’e kadar, Diyarbakır’dan Cizre’ye kadar ki bölge bu ayda kana bulandı. Metropolit Adday Sher ve yüzlerce dini lider, bu ayda Siirt’te hunharca bir şekilde katledildiler. Midyat’ta onlarca Süryani ileri geleni, bu ayda tutuklanıp infaz edildiler. Bu acı olaylardan dolayı, Süryani kiliseleri 15 Haziran gününü Soykırımı anma günü olarak anmaktadırlar. Bethnahrin Ulusal Konseyi olarak, 15 Haziran’ı Süryani-Arami-Keldani-Asuri halkının tüm mezhep, kesim ve isimlerinden yüzbinlerce insanın katledildiği soykırım günü olarak anıyoruz. Halkımızın bütün kurum-kuruluşlarını, 15 Haziran gününü Soykırımı anma günü olarak sahiplenmelerini ve ulusal bir görev bilinciyle hareket etmelerini bekliyoruz.

Sayfo davası, hepimizin ortak, tartışılmaz, taviz verilmez ve şehitlerin kanından geri dönülmez bir davasıdır. Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilinceye kadar, mücadelemiz durmadan devam edecektir ve hesabı sorulacaktır. Çünkü Sayfo kimliğimizdir, acımızdır ve kabullenmesi de demokratik bir geleceğinde teminatı olacaktır.

1915 Soykırımı ve halkımızın tüm şehitlerini saygıyla anıyor mücadelemizin öncülüğünde onların bayraklarını yükselterek umutlarını gerçekleştireceğiz.


Bethnahrin Ulusal Konseyi
Başkanlık Kurulu
15 Haziran 2017

Your Commment

Email (will not be published)